Nöbetçi Eczane Olmak Zorunlu Mu?
Bir gece saat 2 civarındayım. Elimde bir kutu ağrı kesici ve biraz sinir, eczane arıyorum. Hani, çocukken sabaha kadar uykusuz kalıp annemizden “Babaannemin ilacını bulmamız lazım, saat kaç?” diye ricada bulunduğumuz zamanlar gibi. Ama bu sefer işler biraz daha karmaşık, çünkü etrafımdaki eczanelerin hiçbiri açık değil. Dışarıda soğuk, ellerim cebimde, cep telefonum elimde, “Nöbetçi eczane olmak zorunlu mu?” sorusunu bir anda kendi kendime sorarken buluyorum kendimi. Her ne kadar günümüzde daha kolay bir şekilde erişim sağlasak da, bu sorunun cevabını almak, bazen hayat kurtarıcı olabiliyor. O gece, işte o yüzden bu soruyu anlamaya karar verdim.
Nöbetçi Eczane Sistemi ve Zorunluluk Durumu
Türkiye’de nöbetçi eczane sistemi, aslında sağlık hizmetlerinin önemli bir parçası. Nöbetçi eczaneler, sağlık hizmetinin devamlılığını sağlamak adına gece saatlerinde veya resmi tatillerde açık kalan eczaneler olarak biliniyor. Ancak bu “zorunluluk” konusu, biraz daha karmaşık bir mesele. Çünkü burada sadece devletin veya belediyenin bu sistemi nasıl düzenlediği değil, aynı zamanda eczacıların da görüşleri devreye giriyor.
Verilere baktığımızda, Türkiye’de eczanelerin büyük bir kısmı nöbetçi eczane olmak zorunda. 2020 yılında Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı düzenlemelere göre, nöbetçi eczane bulundurmak eczacılar için yasal bir yükümlülük haline geliyor. Eczacılara, 7 gün 24 saat boyunca hizmet verecek bir nöbetçi eczane planlaması yapılması isteniyor. Yani, teorik olarak, bir ilaç ihtiyacı olduğu zaman, sabah 6’dan gece 2’ye kadar her saat başı bir eczane açık olacak şekilde planlamalar yapılıyor.
Tabii, her şeyin olduğu gibi bu konuda da farklı sesler var. Nöbetçi eczane olmak zorunlu mu sorusunun cevabı, her ne kadar hukuken zorunlu olsa da, pratikte eczacılar için bazen bir yük gibi görülebiliyor. Birçok eczacı, sürekli nöbet tutmanın, iş ve aile yaşamını dengeleme konusunda sıkıntılar yaratabileceğini belirtiyor.
Bir Eczane Hikâyesi ve Bazen Yalnızlık
Birkaç hafta önce gece 12 civarı bir arkadaşımla dışarıda yürüyordum. Ayhan, her zaman gözlüklü ve güleryüzlü, ama bu sefer başka bir hali vardı. Eczacıydı ve bana 2-3 gün önce nöbetçi olduğu geceden bahsediyordu.
“Yemin ediyorum, gece saat 2’de, hiç unutmuyorum, bir adam geldi,” dedi. “Biraz sinirli, ama ihtiyaç çok acilmiş. O saatte kimseyi bulamaz, senin gibi geceyi kucaklayan, tek başına evde durmayacak insan da bulamaz. Neyse, anında yazdım ilacını, sabaha kadar da nöbette kaldım. Bu işin zor tarafı var ama, yine de yapılması gereken bir şey.”
İşte o an, nöbetçi eczane olmanın anlamını çok daha farklı bir şekilde hissettim. Ne kadar mecburi olsa da, bu sistemin gerçekten ihtiyaç duyulan zamanlarda ne kadar hayati olduğunu fark ettim. Bu yüzden bu yazıyı yazarken, “Nöbetçi eczane olmak zorunlu mu?” sorusunun yalnızca bir düzenleme meselesi olmadığını, aslında hayatla iç içe bir konu olduğunu düşündüm.
Nöbetçi Eczane Çalışanları ve Günlük Hayatın Zorlukları
Benim gözlemlediğim kadarıyla, nöbetçi eczane olmak zorunlu mu sorusunun altında ciddi bir iş yükü var. Mesela, günlük yaşamda birkaç saatlik bir uyku düzeniyle geçirebilecekken, eczacılar saatlerce nöbet tutmak zorunda kalıyor. 2-3 günde bir nöbet tutarak ailesine yeterince vakit ayıramayan bir eczacı, bu durumu oldukça zorlayıcı bulabiliyor.
Özellikle büyük şehirlerde, eczacılar nöbetçi eczane olmak zorunlu mu sorusunu sormakla birlikte, bazen düzenin getirisi kadar kayıplarından da dert yanabiliyor. Bu noktada, devletin ve yerel yönetimlerin devreye girmesi gerektiğini düşünen pek çok eczacı var. Sonuçta, sağlık hizmetlerinin 7/24 sürekliliği, sadece insanların sağlığıyla değil, aynı zamanda çalışanlarının da refahıyla ilgili bir mesele.
Nöbetçi Eczane Zorunluluğu ve Günümüz Yansımaları
Sonuçta, nöbetçi eczane olmak zorunlu mu sorusu, aslında çok daha derin bir soru haline geliyor. Bu zorunluluk, hayatın her anına hizmet eden bir düzenek oluşturulmasını sağlıyor, ancak bunun bedelini eczacılar ödüyor. Sağlık hizmeti, her açıdan çok önemli, ama bu hizmetin sürdürülebilirliği, sadece teorik yasalarla değil, aynı zamanda çalışanlarının yaşam kalitesiyle de doğrudan bağlantılı.
Birçok kişi, gece 12’de ya da sabah 6’da acil bir ilaç gerektiğinde, eczanenin kapalı olmaması gerektiğini savunuyor. Ancak eczacıların, nöbetçi eczane olmak zorunlu mu sorusunu bir de kendi perspektiflerinden ele alması, aslında çözüm yollarının da daha insan odaklı olması gerektiğini gösteriyor. Herkesin sağlığına özen gösterdiğimiz gibi, o sağlık hizmetini sağlayanların da sağlığına ve yaşam kalitesine özen gösterilmesi gerektiği unutulmamalı.
Bir sonraki nöbetçi eczanenin kapısına dayandığınızda, içeri girerken bu sorunun cevabını kendinize hatırlatın. O an, belki de o eczacının sizin için hayat kurtaran bir adım attığını görebileceksiniz.