Nöbetçi Eczane Olmak Zorunlu Mu? Bir gece saat 2 civarındayım. Elimde bir kutu ağrı kesici ve biraz sinir, eczane arıyorum. Hani, çocukken sabaha kadar uykusuz kalıp annemizden “Babaannemin ilacını bulmamız lazım, saat kaç?” diye ricada bulunduğumuz zamanlar gibi. Ama bu sefer işler biraz daha karmaşık, çünkü etrafımdaki eczanelerin hiçbiri açık değil. Dışarıda soğuk, ellerim cebimde, cep telefonum elimde, “Nöbetçi eczane olmak zorunlu mu?” sorusunu bir anda kendi kendime sorarken buluyorum kendimi. Her ne kadar günümüzde daha kolay bir şekilde erişim sağlasak da, bu sorunun cevabını almak, bazen hayat kurtarıcı olabiliyor. O gece, işte o yüzden bu soruyu anlamaya karar verdim.…
Yorum BırakLezzetli Fikir Molası Yazılar
Induction Nasıl Çalışır? Epistemolojik, Ontolojik ve Etik Bir İnceleme Bir sabah uyandınız. Bir bardak kahve alırken, pencerenizin dışındaki kuşların her sabah siz kalkmadan önce ses çıkarmaya başladığını fark ettiniz. Bu sabah, bir gün önce olduğu gibi, yine aynı sesin duyulacağına dair bir inançla hareket ettiniz. Peki, bu inanç ne kadar haklıydı? Her kuş sabahınızı selamlayacak mıydı? Gerçekten de dünyada her şey, bu tür örüntüleri takip mi eder? İnsanlar olarak her gün yaptığımız gibi, acaba biz de yalnızca geçmişteki benzer olaylardan yola çıkarak geleceği mi tahmin ediyoruz? İşte “indüksiyon” dediğimiz bu düşünsel süreç, temelde her gün karşılaştığımız durumları nasıl anladığımıza dair…
Yorum BırakAllah Büyüktür Demek Caiz Mi? Bu Cümle Hakkında Ne Düşünmeliyiz? Birçoğumuzun günlük hayatında sıkça duyduğu ve belki de bazen kendimizin de söylediği bir cümle: “Allah büyüktür.” Sözde derin anlamlar taşır, bazı anlarda rahatlatıcı bir teselli gibi gelir, ama gerçekten doğru ve caiz mi? Bu soruyu gündeme getirmek, özellikle İslam’ın temellerine dayalı bir değerlendirme yapmayı gerektiriyor. Bunu analiz etmek isterken, hem güçlü yönleri hem de zayıf noktalarını net bir şekilde ortaya koymak istiyorum. İnanın, bu konuda yapılacak tartışmalar ne kadar heyecanlı ve düşündürücü olursa, o kadar güzel olur. Ama öncelikle net bir şey söylemek gerekirse: Bu cümleyi her yerde, her koşulda…
Yorum BırakÖğrenmenin dönüştürücü gücüne ilk kez ne zaman gerçekten inandığımı hatırlamıyorum. Bildiğim tek şey şu: Bir şeyi “ne zaman” yapacağımızı anlamak, çoğu zaman “nasıl” yapacağımızı öğrenmekten daha derin bir farkındalık yaratıyor. Bisiklet zinciriyle ilişkim de böyle başladı. Bir parça metalin sessizce aşınıp performansı düşürmesi, bana yalnızca mekanik bir bakım dersini değil; öğrenme, fark etme ve zamanlama üzerine güçlü bir pedagojik metaforu öğretti. Bu yazıda “Bisiklet zinciri ne zaman değiştirilir?” sorusunu yalnızca teknik bir rehber olarak değil; öğrenme teorileri, öğretim yöntemleri, teknolojinin eğitime etkisi ve pedagojinin toplumsal boyutlarıyla ele alacağım. Çünkü bazen bir zincirin ömrü, bir öğrenme sürecinin olgunluğunu anlatır. Bisiklet zinciri…
Yorum Bırakİş Yerinde Çalışma Nedir? Ekonomik Perspektifle Kapsamlı Bir Analiz Kaynakların kıtlığını düşünen ve her seçimimizin bir bedeli olduğunu bilen biri için “iş yerinde çalışma” sadece bir tanım değil, ekonomik hayatın merkezinde yer alan bir tercih sürecidir. Biz her gün çalışma saatlerimizi, işimizi, kariyerimizi ve yaşam tarzımızı seçerken aslında fırsat maliyeti kavramıyla yüzleşiriz: belirli bir işte çalışmayı seçtiğimizde, o zaman diliminde yapabileceğimiz başka faaliyetlerden vazgeçmiş oluruz. Bu tercihlerin mikro ve makro düzeyde etkilerini anlamak, modern ekonomilerin nasıl işlediğini kavramak için kritik önemdedir. Mikroekonomi Açısından İş Yerinde Çalışma Mikroekonomi, bireylerin ve firmaların karar mekanizmalarını inceler — iş yerinde çalışma kararları da bu…
Yorum BırakÖzgeçmiş Neden Hazırlanır? Antropolojik Bir Perspektiften İnceleme Kültürlerin Çeşitliliğine Yolculuk: Antropologun Gözünden Kültürler, insan topluluklarının geçmişten günümüze kadar geliştirdiği semboller, ritüeller, inançlar ve toplumsal yapılarla şekillenir. Bir antropolog olarak, her kültürün kendine özgü bir dil, pratik ve sosyal yapı geliştirdiğini görmek beni her zaman derinden etkilemiştir. Bu farklılıklar arasında, insanlık tarihindeki evrimsel süreçlerle bağlantı kurduğumuzda, kültürlerin sadece toplulukları değil, bireylerin kimliklerini de nasıl biçimlendirdiğini keşfetmek mümkündür. Peki, özgeçmiş hazırlamak da bu kimliklerin bir yansıması olabilir mi? Özgeçmiş, sadece iş dünyasında bir başvuru aracı olmanın ötesinde, kişisel bir kimlik ritüeli, toplumsal statü göstergesi ve kültürel bir sembol olabilir. Bu yazıda, özgeçmişin…
Yorum BırakTımar Sistemi ile Feodalite Arasındaki Farklar: Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Bir edebiyat metnini okurken, bazen bir kelime ya da cümle, bizi geçmişin derinliklerine götürür, zamanın ve mekânın ötesinde bir anlam arayışına sürükler. O metin bir çağın, bir toplumun, bir düşünsel yapının izlerini taşır. Edebiyatın gücü, sadece sözcüklerin sıralanmasında değil, aynı zamanda bu sıralamaların bizlere sunduğu anlamın derinliğindedir. Her edebi yapı, tarihsel bir dokuyu, toplumsal bir yapıyı, kültürel bir inşa sürecini yansıtır. Bu bağlamda, tımar sistemi ile feodalite arasındaki farkları incelerken, bu iki yapının edebiyatın temel yapı taşlarında nasıl yer bulduğunu anlamak, bize toplumsal düzenin ötesinde, insan ruhunun dönüşümüne dair önemli…
Yorum BırakFarzı İnkâr Eden Kâfir Olur Mu? Bir Soru, Bir Hikâye Bir sabah, yine alıştığım gibi kahvemi içip bilgisayarımın başına geçiyorum. Ekranda açtığım ilk sayfa, dini meselelerle ilgili bir forum. Biraz kaybolmuşum gibi hissettim. Aradığım bilgi değil aslında ama dikkatimi çeken bir soru vardı: “Farzı inkar eden kâfir olur mu?” Hadi gelin, bu soruya birlikte bakalım, hem veriyle, hem de kendi yaşamımdan örneklerle biraz daha yakından tanımaya çalışalım. Gerçi, bu tür sorular her zaman çok basit görünse de, insanın içini karıştırabiliyor. Farzı İnkâr Etmek Ne Demek? Çocukluğumdan beri dini terimlerle çok iç içeydim. Annemin, babamın sıkça dini sohbetlerine şahit olurdum. İbadetler,…
Yorum BırakTarihte İlk Türk Kimdir? – Geçmişten Günümüze Bir Yolculuk Bir Tarihçinin Samimi Girişi: Geçmişi Anlamanın Gücü Tarih, sadece geçmişi incelemek değil; aynı zamanda geçmişin bugünü nasıl şekillendirdiğini anlamaktır. Geçmişin derinliklerine indiğimizde, sadece tarihi olaylar, savaşlar ya da zaferlerle karşılaşmayız; aynı zamanda toplumların, kültürlerin ve kimliklerin nasıl evrildiğini de görürüz. Tarihte ilk Türk’ün kim olduğunu sormak, aslında bir kimlik arayışıdır. Bu soru, sadece bir etnik kökenin ya da bir halkın doğuşuyla ilgili değil; aynı zamanda millet olma sürecine, toplumsal yapıya, kültürel dönüşümlere ve zamanla şekillenen bir kimlik algısına da işaret eder. Bu yazıda, tarihsel süreçler, kırılma noktaları ve toplumsal dönüşümler üzerinden…
Yorum BırakAile Tür Adı Mı? Aile kelimesini duyduğumda aklıma hemen annemin mutfakta yemek yaptığı, babamın gazeteyi okuduğu ve kardeşimin oyun oynadığı anlar gelir. Hani o klasik, bir araya gelince her şeyin yolunda olduğu ama aslında hiç de mükemmel olmayan aile sahneleri vardır ya… İşte, aileyi tanımlamak bana her zaman zor gelmiştir. Çünkü ben de, hepimiz gibi, bir ailenin parçasıyım ve her birinin farklı dinamikleri var. Ama son zamanlarda şunu fark ettim: Aile, yalnızca bir “ad” değil, daha derin ve karmaşık bir yapı. Peki, “Aile tür adı mı?” sorusu gerçekten ne anlama geliyor? Yani, bir aileyi adlandırmak, gerçekten onların nasıl bir yapı…
Yorum Bırak