Peygamber Olmayan 3 İsim Kimlerdir? Günlük Hayattan Esprili Bir Bakış
Bazen arkadaş ortamlarında öyle sorular ortaya çıkar ki, insan hem gülmek ister hem de “Bir dakika, bunu gerçekten biliyor muyum?” diye kendi kendine küçük bir sınava girer. İzmir’de bir kafede otururken başlayan sıradan bir sohbetin beş dakika içinde tarih, din, futbol ve mahalle dedikodusuna bağlanması bizim özel yeteneğimiz olabilir.
Geçenlerde arkadaşlarla Kordon tarafında oturuyoruz. Çaylar masada, herkes telefonuna bakıyor ama kimse konuşmuyor. Sonra arkadaşlardan biri bir anda ortaya attı:
“Peygamber olmayan 3 isim kimlerdir?”
Masada bir sessizlik oldu. O sessizlik var ya, sınav kağıdını dağıtmadan önce sınıfta oluşan sessizlik gibi… Herkes biliyor gibi duruyor ama herkes önce başkasının cevap vermesini bekliyor.
Ben de içimden geçirdim:
“Şimdi yanlış cevap verirsem bütün masanın tarih danışmanı unvanımı kaybederim.”
Tabii gerçek şu ki, arkadaş grubunda çok konuşan kişi olmak bazen her şeyi bildiğin anlamına gelmiyor. Bazen sadece ses tonun kendinden emin çıkıyor. Benim de zaman zaman yaşadığım durum bu. Bir konuda çok ciddi konuşup sonra eve gidince “Ben az önce ne anlattım acaba?” diye düşünmüşlüğüm vardır.
Bu yazıda, sıkça merak edilen “Peygamber olmayan 3 isim kimlerdir?” sorusuna cevap verirken, konuyu biraz daha günlük hayatın içinden, biraz mizahla ve biraz da düşündüren örneklerle ele alacağız.
Peygamber Olmayan 3 İsim Kimlerdir?
İlginizi Çekebilecek İçerik: Peygamber neyi yasakladıysa ondan da kaçının ayeti ?
İslam tarihinde önemli yere sahip olan ancak peygamber olmayan birçok değerli isim vardır. Bunlar bazen toplumda büyük saygı gördükleri için veya isimlerinin önünde kullanılan saygı ifadeleri sebebiyle yanlış anlaşılabilir.
Peygamber olmayan 3 isim olarak örnek verilebilecek kişiler şunlardır:
- Hz. Ali
- Hz. Ebubekir
- Hz. Ömer
Bu üç isim İslam tarihinde çok önemli şahsiyetlerdir. Ancak peygamber değildirler. Onlar; sahabeler arasında yer alan, İslam toplumunun oluşumunda büyük etkileri bulunan önemli kişilerdir.
Burada küçük ama önemli bir ayrıntı vardır. “Hz.” ifadesi halk arasında saygı göstermek amacıyla kullanılan bir ifadedir ve sadece peygamberler için kullanılmaz. Dini ve tarihi açıdan değer verilen birçok kişi için bu ifade kullanılabilir.
Yani bir kişinin isminin başında “Hz.” olması, onun mutlaka peygamber olduğu anlamına gelmez.
Hz. Ali Peygamber Değildir, Ama Tarihte Çok Önemli Bir İsimdir
Hz. Ali, İslam tarihinin en tanınmış isimlerinden biridir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in yakın akrabası ve damadı olması, onun tarihsel önemini artırmıştır.
Çocukluğumdan beri bazı kavramların karıştığına şahit olmuşumdur. Mahallede biri bir şey söyler, diğer kişi ekler, üçüncü kişi de tamamen farklı bir bilgiyle gelir. Sonunda konu öyle bir noktaya gelir ki sanki herkes ayrı bir tarih kitabından konuşuyordur.
Bir arkadaşımın şöyle dediğini hatırlıyorum:
“Abi, bu isimler çok büyük insanlar, o yüzden peygamber olabilirler diye düşündüm.”
Aslında bu düşünce çok insani. İnsan zihni bazen “çok önemli kişi” ile “peygamber” kavramlarını aynı yere koyabiliyor. Fakat İslam inancında peygamberlik belirli kişilere verilmiş özel bir görevdir.
Hz. Ali’nin değeri peygamber olmasından değil; bilgisi, cesareti, adaleti ve İslam tarihindeki yerinden kaynaklanır.
Günlük Hayatta Bilgi Karışıklıkları
Bazen hayatın içinde böyle küçük karışıklıklar yaşanır. Mesela ben İzmir’de arkadaşlarla sohbet ederken bir konuda kesin konuştuğumu fark ettiğim anlar oluyor.
“Bunu kesin biliyorum.”
diyorum.
Sonra beş dakika sonra telefonuma bakıp:
“Ben bunu nereden biliyordum ya?”
diye kendi kendime soruyorum.
İnsanın bilgili olması güzel ama her şeyi bildiğini sanması biraz tehlikeli. Bazen en doğru hareket, “Bunu tam bilmiyorum, araştırayım.” diyebilmektir.
Hz. Ebubekir Peygamber Değildir, İlk Halife Olarak Bilinir
Hz. Ebubekir, İslam tarihinde önemli bir yere sahip olan sahabelerden biridir. Peygamber Efendimiz’in yakın dostlarından biri olmuş ve vefatından sonra Müslüman toplumunun liderliğini üstlenen ilk halife olmuştur.
Onun hayatı; bağlılık, güven ve sorumluluk kavramlarıyla anılır.
Bazı kişiler tarih boyunca önemli görevler üstlendikleri için onların konumu yanlış anlaşılabilir. Bir devlet başkanının, büyük bir komutanın veya toplum liderinin çok etkili olması onu peygamber yapmaz.
Bu noktada şöyle bir benzetme yapabiliriz:
Bir futbol takımının kaptanı çok değerlidir. Takım arkadaşlarını yönlendirir, kritik anlarda sorumluluk alır. Ama kaptan olmak başka, oyunun kurallarını yazan kişi olmak başkadır.
Tarih boyunca da böyle olmuştur. Bazı insanlar büyük görevler üstlenmiş, büyük izler bırakmış ama peygamberlik göreviyle anılmamıştır.
Arkadaş Sohbetlerinde Tarih Tartışmaları
Bizim arkadaş grubunda bir konu açıldığında genelde herkes uzman kesilir.
Biri:
“Ben bunu geçen sene izlemiştim.”
der.
Diğeri:
“Yok ya, öyle değil.”
diye cevap verir.
Sonra herkes telefonundan farklı bir şey aramaya başlar.
En sonunda ortaya çıkan sonuç genelde şudur:
“Biz bunu kahve içerken çözecektik, küçük bir tarih konferansına çevirdik.”
Bu durum aslında güzel bir şeydir. Merak etmek, soru sormak ve öğrenmeye çalışmak insanı geliştirir.
Hz. Ömer Peygamber Değildir, Adaletiyle Tanınan Bir Şahsiyettir
Hz. Ömer, İslam tarihinde önemli liderlerden biridir. İkinci halife olarak görev yapmış ve özellikle adalet anlayışıyla tanınmıştır.
Onun hayatı anlatılırken sık sık adalet, sorumluluk ve devlet yönetimi konuları üzerinde durulur.
Ancak tekrar belirtmek gerekir: Hz. Ömer peygamber değildir.
Bazen insanların zihninde şöyle bir bağlantı oluşabilir:
“Çok büyük bir insan → mutlaka peygamber.”
Fakat tarih böyle çalışmaz.
Dünyada birçok büyük insan yaşamıştır. Bilim insanları, sanatçılar, liderler, düşünürler ve toplum öncüleri vardır. Her birinin değeri farklı özelliklerinden gelir.
Bir insanı değerli yapan şey sadece taşıdığı unvan değildir. Davranışları, bıraktığı etkiler ve insanlara kattıkları da önemlidir.
Peygamberlik Kavramı ile Önemli Şahsiyet Kavramını Karıştırmamak
“Peygamber olmayan 3 isim kimlerdir?” sorusunun temelinde aslında bir kavram karışıklığı bulunur.
Peygamberlik, İslam inancında Allah tarafından seçilmiş kişilere verilen özel bir görevdir. Bunun dışında kalan fakat toplumda büyük saygı gören kişiler olabilir.
Bu ayrımı bilmek, hem dini bilgiyi doğru anlamak hem de tarihî kişilikleri doğru değerlendirmek açısından önemlidir.
Bir ismin çok sevilmesi, çok saygı görmesi veya tarihte büyük bir rol oynaması onun peygamber olduğu anlamına gelmez.
Bunu günlük hayattan da anlayabiliriz.
Mesela bir öğretmen öğrencileri tarafından çok sevilir. Onların hayatını değiştirir. Yıllar sonra öğrencileri onu unutmaz. Bu öğretmen çok değerli biridir ama farklı bir görev alanı vardır.
Her güzel insanın görevi ve yeri farklıdır.
Yanlış Bilmek Ayıp Değil, Öğrenmemek Sorundur
Kendimden örnek vereyim. Bazen bir konuda yanlış düşündüğümü fark ettiğimde önce içimden küçük bir savunma mekanizması çalışıyor:
“Ben bunu nasıl yanlış biliyorum?”
Sonra biraz düşününce şunu fark ediyorum:
Yanlış bilmek insan olmanın bir parçası.
Asıl mesele, yanlışta ısrar etmek.
Arkadaş ortamında da böyle. Bazen biri yanlış bir bilgi söyler. Hemen onu küçümsemek yerine birlikte doğrusunu bulmak daha güzel bir yaklaşım olur.
Çünkü bilgi paylaşınca büyür.
Bir sohbetin sonunda herkes biraz daha öğrenmişse, o sohbet boşuna yapılmamıştır.
Umarız “Peygamber olmayan 3 isim kimlerdir” ile ilgili aklınızdaki sorulara yanıt bulabildik. Lemo ekibinden sevgilerle!
Sonuç: Büyük İsimler Her Zaman Peygamber Değildir
Peygamber olmayan 3 isim kimlerdir? sorusuna verilebilecek örnekler arasında Hz. Ali, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer bulunur.
Bu isimler İslam tarihinde çok önemli yere sahip olan, saygı duyulan ve büyük etkiler bırakmış şahsiyetlerdir. Ancak peygamber değildirler.
Konuyu anlamanın en güzel yolu, isimlere sadece büyüklükleri açısından değil, hangi görev ve özelliklerle tanındıkları açısından bakmaktır.
Hayatta da böyle değil mi zaten?
Bir insan çok komik olabilir ama her konuda uzman değildir. Bir insan çok başarılı olabilir ama her şeyi bilmez. Bir insan çok sevilebilir ama farklı bir görevi vardır.
Bazen en güzel öğrenme anları, “Ben bunu bilmiyormuşum” dediğimiz anlardır.
İzmir akşamlarında arkadaşlarla yapılan uzun sohbetlerin, çay yanında çözülen küçük tartışmaların ve merak edilen soruların güzelliği de burada saklıdır.
Çünkü öğrenmek sadece kitapların içinde değil, bazen bir kahve masasında başlayan basit bir sorunun içinde de gizlidir.